Fırsatları ganîmet bilmeli… – Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Fırsatları ganîmet bilmeli…

İdrâkiyle şereflendiğimiz onbir ayın sultânı olan mübârek ramazân ayını bir ganîmet bilmeli, bu fırsatları iyi değerlendirmelidir.
Ramazân ayı, bedenî ve mâlî bütün tâât ve ibâdâtın daha çok yapılacağı bir ay olmalıdır. Bedenî ve mâlî her türlü hayır işlenmelidir. Ferdî-âilevî-ictimâî olarak bir silkinme olmalıdır. Bu ayda elzem (en lüzûmlu), ehem (en mühim) işlere zaman harcamalıdır; çünkü yapılan hayırlara kat kat fazla karşılık verilmektedir.
Peygamber Efendimiz, Ramazân-ı şerîf ayında, bilhâssa son 10 gününde i’tikâf yaparlardı.
Büyük âlimlerimizden İmâm-ı Gazâlî’nin (rahmetullahi aleyh) de ifâde ettiği gibi, bu aylar hayır mevsimleridir; bunları en iyi şekilde değerlendirmelidir.
Fuarlar oluyor; oralarda stand açılabilirse, müşterilerle büyük bağlantılar sağlanabilmekte, çok kârlı işler yapılabilmektedir.
Bu gece ve günlerde, oruç ibâdetinin yanı sıra, çok tevbe ve istiğfâr etmeli, bolca kazâ namazları kılmalıdır.
Allahü teâlâya çokça münâcât, tazarru ve niyâzda bulunmalı, yalvarıp yakarmalıdır. Bu ayda inmeye başlayan Kur’ân-ı kerîmi çok okumalı, sevaplarını da ölülerimizin rûhlarına göndermelidir.
Peygamber Efendimize, âl ve eshâbına salât ü selâmı da ihmâl etmemelidir.
Ana-baba, diğer yakın akrabâ ziyâret edilmeli veya telefonla, hiç olmazsa e-maille, mesajla gönülleri ve duâları alınmalıdır.
Fakîrler, yetîmler ve muhtâçlar da sevindirilmeli, sadakalar, hediyeler verilmelidir. Dargınlar, küskünler barışmalıdır.
Ayrıca bu vesîle ile güzel vatanımızın dirliği, asîl milletimizin birliği ve beraberliği, bütün Müslümânların ve İslâm âleminin huzûr ve saâdeti, bütün insanların da hidâyeti için duâlar etmeliyiz.
İslâm âlimlerinin en büyüklerinden olan İmâm-ı Rabbânî (rahmetullahi aleyh) buyurmuştur ki:
“Ramazân-ı şerîf ayında yapılan nâfile namaz, zikir, sadaka ve diğer bütün ibâdetlere verilen sevaplar, başka aylarda yapılan farzlara verilen sevaplar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda, bir oruçluya iftâr verenin günâhları affolur; Cehennem’den âzâd olur. O oruçlunun sevâbı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevâbı da hiç azalmaz.
Bu ayda, emri altında bulunanların [yani işçinin, memurun, askerin ve talebenin] işlerini hafîfleten, onların ibâdet etmelerine kolaylık gösteren âmirler [meselâ patronlar, âmirler, kumandânlar ve müdürler] de affolurlar; Cehennemden âzâd olurlar.
Resûlullah Efendimiz, bu ayda, esirleri âzâd eder, kendisinden istenilen her şeyi verirdi. Bu ayda ibâdet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene, bu işleri yapmak nasip olur.
Bu aya saygısızlık edenin, günâh işleyenin bütün senesi, günâh işlemekle geçer. Bu ayı fırsat bilmelidir; elden geldiği kadar ibâdet etmelidir; Allahü teâlânın râzı olduğu işleri yapmalıdır.
Bu ayı, âhıreti kazanmak için fırsat bilmelidir. Kur’ân-ı kerîm Ramazân ayında indi. Kadir gecesi, bu aydadır…..”