Bu mübârek ayı, milad yapmalıyız – Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Bu mübârek ayı, milad yapmalıyız

Bu ayda, kendimiz, âilemiz, milletimiz için ve İslâm âlemi için duâlar yapmalıyız. Yetîmleri sevindirmeli, muhtaçlara yardım ellerimizi uzatmalıyız.
Peygamber Efendimizin buyurduklarına göre, bu ayda bir farz işleyen, başka aylarda yetmiş farz işlemiş gibi sevap kazanmaktadır. Bu ayda nâfile bir ibâdet yapan da başka aylarda farz yapmış gibi sevap kazanmaktadır. O bakımdan bu ayı çok iyi değerlendirmelidir.
Bu mübârek ayı, hayâtımızda âdetâ bir milad yapmalıyız. Bu mübârek ayda, imân, ibâdet bilgilerini ve harâmları öğrenmek; kul haklarından sakınmak, varsa helâlleşmek; günâhlardan tevbe etmek; Allahü teâlânın gazabına sebep olabilecek bütün harâmlardan, kötülüklerden sakınmak lâzımdır.
Tabii ki başta, bu ayın ana ibâdeti olan orucu en güzel şekilde tutmalıyız. İmândan sonra en kıymetli ibâdet olan namaza, bu ayda çok daha fazla dikkat etmeliyiz. Bu ayda inmeye başlayan Kur’ân-ı kerîmi hatmetmeliyiz. Tevbe-istiğfâr, duâ, tesbîh, tahmîd, tekbîr, tehlîl, salevât-ı şerîfe gibi evrâd ve ezkârı çok okumalıyız.
Kendimiz, âilemiz, milletimiz, bütün Müslümânlar için, vatanımız ve İslâm âlemi için bol bol duâlar yapmalıyız. Çocukları, yetîmleri sevindirmeli, muhtaçlara yardım ellerimizi uzatmalıyız. Netice olarak bedenî ve mâlî, ne tür ibâdetler yapabiliyorsak, hepsini azami ölçüde yapmaya gayret etmeliyiz.
Peygamber Efendimize, “İslâmın hangi ameli hayırlıdır?” diye bir suâl sorulduğunda, “Taâm yedirmen” ve “Tanıyıp-tanımadığın kimselere selâm vermendir” buyurmuştur.
Yemek yedirmek, kim tarafından olursa olsun, kime olursa olsun, ne niyetle olursa olsun bizâtihî kıymetli bir iştir. Ama Allah rızâsı için, Allahın kullarına yardım ve iyilik için olursa, elbette ki çok daha kıymetli olur…
Bilindiği üzere Allahü teâlâ, kullarının, verdiği nimetlere şükretmelerini, kendisini bilip tanımalarını ve ibâdet (kulluk) yapmalarını, birbirlerini sevip saymalarını ve yardımlaşmalarını, kardeşçe yaşamalarını istemektedir.
Hayırlara koşup şerlerden kaçmalıyız. İçki, uyuşturucu, kumar, fuhuş gibi muhtelif menhiyyâtı, dînimizin harâm (yasak) kıldığı şeyleri terk etme konusunda, Cenâb-ı Hak’tan samîmî olarak yardım dilenirse, O’na yalvarılırsa, cândan tazarru ve niyâzda bulunulursa, şüphe yok ki, O, harâmları terk etmekte yardımcı olacaktır.
Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır ki:
“Ramazân ayında bir günâh işleyen, iki azâba müstahak olur. Ramazân ayında bir iyilik eden de, iki sevâba kavuşur.”
Bu ayda zirveye (doruğa) çıkan yardımlaşma, paylaşma duygusu çok önemli. Gerek insanlara, gerekse hayvânlara, merhamet-şefkat duygularının galeyâna gelmesi, coşması, mübârek ramazân ayında çok fazla olmaktadır; işte bunun bütün sene boyunca, bayramdan sonra da devam etmesi lâzımdır…