Ahlaki değerlerin eğitim ve öğretiminin önemi -1- – Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Ahlaki değerlerin eğitim ve öğretiminin önemi -1-

Peygamberler, insanlara, doğru yolu göstermek, onları Cenâb-ı Hakk’ın beğendiği yola kavuşturmak, yüksek ahlâk sâhibi insanlar olmalarını temin için gönderilmişlerdir.

Bütün kâinâtı, canlı-cansız her varlığı, en mükemmel bir nizâm ve intizâm üzere yaratan ve onları her ân varlıkta durduran Allahü teâlâ, şu uçsuz-bucaksız olarak gördüğümüz koca “kâinât”ta, sâdece “dünyâ”nın insanlarla meskûn olmasını irâde buyurmuş, “ilk insan” olarak “Hazret-i Âdem”i, bu dünyâya göndermiş ve onu aynı zamanda “ilk Peygamber” kılmıştır.
İlk insan ve ilk Peygamber Hazret-i Âdem babamız (aleyhisselâm) ile eşi Hazret-i Havvâ annemiz, yeryüzünde bulunan ve “İlâhî vahiy” ile terbiye edilmiş olan ilk âiledir. İnsan nesli (soyu), onlardan çoğalmıştır. Yüce kitâbımız Kur’ân-ı kerîmde bildirildiği gibi, bu âile, bir erkek ile bir kadından ibârettir.
Bugün yeryüzünde rastladığımız farklı renklere, kültürlere, milletlere ve gruplara rağmen, insanlar temelde bir tek âilenin çocuklarıdırlar. İlmin kesin olarak ortaya koyduğu husus, farklı ırklara, renklere, kan gruplarına ve iskelet yapılarına rağmen, bütün insanların bir ana-babadan çoğaldıklarıdır.
Nitekim Cenâb-ı Hak, “Hucurât sûresi”nin onüçüncü âyet-i kerîmesinde meâlen: “Ey insanlar! Biz sizleri, bir erkek ile bir kadından yarattık. Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabîlelere ayırdık…” buyurmuştur.
“İlk Peygamber” Âdem aleyhisselâmdan başlayarak, “son Peygamber” olan Sevgili Peygamberimize gelinceye kadar her asırda, dünyânın her tarafındaki insanlar arasından en iyi, en üstün olarak seçtiği bir zâta (Peygambere), bir “melek”le [“Cebrâîl” aleyhisselâm’la] haber göndererek, kendi varlığını, isimlerini ve sıfatlarını bildirmiştir.
Şüphesiz ki Cenâb-ı Hak, yarattığı şu mükemmel âlemle, kendi varlığını belli ettiği gibi, kullarına çok merhamet ve şefkat ettiği, acıdığı için, var olduğunu ayrıca “Peygamber”leri vâsıtasıyla da bildirmiştir.
Bilindiği gibi “Âmentü” esâslarından yani dînde inanılacak altı şeyden dördüncüsü, Allahü teâlânın Peygamberlerine inanmaktır. Peygamberler, insanlara, doğru yolu göstermek, onları Cenâb-ı Hakk’ın beğendiği yola kavuşturmak, yüksek ahlâk sâhibi insanlar olmalarını temin için gönderilmişlerdir.
Bu mukaddimeden sonra ifâde edelim ki, bilindiği gibi (0-30) yaş grubuna çocukluk ve gençlik, (31-50) yaş arasına olgunluk, yetişkinlik, (51-70) arasına ihtiyârlık, 70’ten sonrasına da “pîr-i fânî”lik dönemi denilmektedir.
Bunlar arasında “çocukluk ve ergenlik dönemi” çok önemli bir dönemdir. Bu çocukluk ve ergenlik dönemlerindeki eğitim ve öğretim, taş üzerine yazı yazmak, mermere bir nakış yapmak gibi kalıcıdır.  [İnşâallah yarın da konumuza devam edelim.]

18.04.2016