BENİM DİLİM ÅžEYH KERÃŽMÜDDÃŽN”İN DİLİDİR

14 Aralık 2009
By Editör

KEMAL ÜMMÎ

Anadolu velîlerinden, şâir. İsmi İsmâil”dir. Kemâl Ümmî lakabıyla meÅŸhur olmuÅŸtur. On beÅŸinci asrın baÅŸlarında NiÄŸde”de doÄŸdu. DoÄŸum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Kabri NiÄŸde”de Yenice Mahallesindedir.  Åžeyh Muhammed Bahaeddîn-i Erzincânî”nin halîfelerindendir. Åžeyh Cemâl-iHalvetî”nin akran ve dostlarındandır. Adına yazılan bir Menâkıbnâme”de; “Sâfî Sultan”dan el aldı dirler.” ÅŸeklinde bir ifâdeye göre o zâttan da feyz aldığı anlaşılmaktadır. Anadolu”da meÅŸhur ve çok sevilmesi yüzünden Karaman, Manisa, Mudurnu ve NiÄŸde mevlevîhânelerinde makamları vardır. Ömrünün çoÄŸunu NiÄŸde”de geçiren Kemâl Ümmî hazretleri, rivâyete göre Bolu civârında da bulunmuÅŸtur. Pekçok insanı irşâd etmiÅŸtir, onlara Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını anlatıp, saâdete kavuÅŸmalarına vesîle olmuÅŸtur.

Kemâl Ümmî bilhassa ÅŸiirleriyle tanınan bir tasavvuf şâiridir. Åžiirlerinde muhtevâ bakımından Yûnus Emre”ye benzer. Daha ziyâde aruz vezniyle kasîde, gazel ve mesnevî gibi klasik nazım ÅŸekillerinde ÅŸiirleri vardır. Tekke ÅŸiirinde kendinden sonraki şâirlere örnek olmuÅŸtur. Åžiirlerini aruz vezniyle yazmasına raÄŸmen açık ve anlaşılır bir dili vardır. Halkın anlayacağı ÅŸekilde hitâb etmiÅŸtir. Bilhassa yazdığı güzel ilâhîlerAnadolu sınırlarını aÅŸarak Kırım, Kazan, TaÅŸkent ve Özbek Türkleri arasında yayılmıştır. Åžiirlerinde dünyânın fâniliÄŸini Allahü teâlânın sevgisini, dünyâ nîmetleri ile güzel ahlâk ve ibâdeti ve ibâdetlere teÅŸviki iÅŸlemiÅŸtir. Dîvân”ında iki bin üç yüz beyitten fazla ÅŸiiri vardır. Münâcaat, naat, kasîde, gazel, mesnevî ve ilâhîlerden meydana gelen dîvânının, İstanbul ve Anadolu kütüphânelerinde pekçok nüshası bulunmaktadır. Bu dîvânından baÅŸka Kırk ArmaÄŸan adlı didaktik muhtevâlı bir eseri mevcuttur.

Yüksek hocaları tarafından icâzet ile ÅŸereflendirilip memleketine gönderildikten sonra, tâliblere ilim ve feyz kaynağı olarak hizmet eden Kerîmüddîn insanlara çok faydalı olmaktaydı. Bir zaman İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin yolu, Kerîmüddîn”in beldesine düştü. Orada Kerîmüddîn”den feyz almakta, sohbetinde bulunmakta olanlardan bir grup kimse, hazret-i İmâm”ın huzûruna gelerek feyz ve bereketlerinden, kıymetli sohbetlerinden istifâde etmek istediklerini arz ettiler. O da Kerîmüddîn”i çağırarak; “Bunları büyükler yoluna aldınız mı? Almadınız mı?” diye sordular. Kerîmüddîn; “Efendim, yüksek hazretinizden bana ulaÅŸanları bunlara ulaÅŸtırdım.” diye arz edince, İmâm-ı Rabbânî hazretleri o kimselere dönerek; “Benim dilim, Åžeyh Kerîmüddîn”in dilidir. O ne söyledi ise ben söylemiÅŸim. Sohbetlerini bu dikkat ve uyanıklık ile dinlerseniz aynı istifâdeye kavuÅŸursunuz.” buyurdu ve üzerlerinde bulunan gömleÄŸi çıkararak Kerîmüddîn”e verdi.

« < --- Önceki yazı | | Sonraki yazı --- > »

02.02.2010 Tarihinden itibaren:
Free Hit Counter