MİSÂFİRE İKRÂM

11 Aralık 2009
By Editör

KÂZERÛNÎ

Çin, Hindistan, İran ve Anadolu”da İslâmiyetin yayılmasında büyük hizmeti geçen âlim ve mücâhid velî. İsmi İbrâhim bin Şehriyâr”dır. Annesinin ismi Bânuveyh bin Mehdî”dir. Ebû İshak künyesiyle ve Kâzerûnî nisbesiyle meşhûr olmuştur. 963 (H.352) senesi Ramazân-ı şerîf ayında Şîrâz civârındaki Kâzerûn kasabasında doğdu. 1034 (H. 426) senesinde Kâzerûn”da vefât etti.Kabri oradadır. Mecûsî bir âileye mensûb olan Ebû İshak Kâzerûnî”nin babası sonradan hidâyete kavuşup müslüman olmakla şereflendi. Müslüman bir anne babadan dünyâya gelen Kâzerûnî”nin doğumundan îtibâren üstün halleri görülmeye başladı. Onun dünyâya geldiği gece doğduğu evden göğe doğru yükselen bir nûr görüldü. Bu nûr sütununun dalları etrâfı aydınlatıyordu.Annesi onu emzirmek istedi. Fakat Ramazan-ı şerîf ayı olduğu için emmedi. Bu hâli Ramazan ayı boyunca devâm etti. Gündüzleri annesini emmiyor, geceleri emiyordu. Ayrıca kardeşi emip karnını doyurmadan emmiyordu. Bu da onun büyük bir zât olacağının ilk işâretleriydi.

Yahûdînin biri gelip kendisine misâfir oldu. Yahûdî, mescidde bir sütunun arkasına oturup kendini gizliyordu. Ebû İshak hazretleri her gün ona yemek gönderiyordu. Bir müddet sonra yahûdî gitmek için müsâade istedi. Ona; “Ey yahûdî! Niçin buradan gitmek istiyorsun, yoksa yerinden memnun değil misin?” dedi. Yahûdî mahcûb oldu ve; “Mâdem benim yahûdî olduğumu biliyordun. Niçin bana bu kadar çok ikrâmda bulundun?” dedi. Bu suâle; “Gayr-i müslim de olsa misâfire ikrâm edilir.” cevâbını verdi. Bunu işiten yahûdî Kelime-i şehâdet getirerek müslüman oldu.

« < --- Önceki yazı | | Sonraki yazı --- > »

02.02.2010 Tarihinden itibaren:
Free Hit Counter