ŞİFÂ OLAN YEMEK
KAYYÛM-İ ZAMAN
Hindistan evliyâsının büyüklerinden. Urvet-ül-Vüskâ Muhammed Ma’’sûm-i Fârûkî hazretlerinin büyük oğlu, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin de torunudur. İsmi Muhammed Sibgatullah”tır. Yüksek dedeleri İmâm-ı Rabbânî”nin sağlığında, 1624 (H.1033) senesinde Serhend şehrinde dünyâya geldi. Kayyûm-i Zaman ismiyle meşhûrdur. 1710 (H.1122) senesi Rebî”ul-âhir ayının dokuzunda Cumâ günü vefât etti.
Muhammed Sibgatullah doğduğu sırada, İmâm-ı Rabbânî, vaktin sultânı ile birlikte Hindistan”ın büyük şehirlerinden olanEcmîr”de bulunuyordu. İmâm-ı Ma’’sûm da babalarını ziyâret maksadıylaEcmîr”e gitmişti. İmâm-ı Rabbânî ve İmâm-ı Ma’’sûm, Ecmîr”den dönerken yolda bu oğullarının doğum haberi geldi. Her ikisi de bu habere çok sevindiler. Çünkü husûsî hâllerinin vârisi olacak cevher dünyâya gelmiş bulunuyordu.
Beyit:
Senin gelişinden gül gibi açtım,
Her tarafa bahar kokusu saçtım.
Kayyûm-i Zaman hazretlerini sevenlerden bir zât ağır bir hastalığa yakalanmıştı. Bir akşam şifâya kavuşabilmek niyetiyle duâ istemek üzere, yüksek huzûruna geldi.Kayyûm-i Zaman o sırada yemek yiyordu. Hasta içeri girdiği zaman daha bir şey söylemeden, Kayyûm-i Zaman ona; “Bu yemeklerin hangisinden yemek istersin?” dedi. O da; “Hepsinden yemek isterim. Hepsini seviyorum. Ama ne yapayım ki, perhiz ediyorum.” dedi. Hastayı muâyene edip, ilâç veren doktor da Kayyûm-i Zaman”ın sevdiklerindendi ve o sırada orada bulunuyordu. Kayyûm-i Zaman, doktora dönerek; “Bu yemekler ona zarar verir mi?” dedi. Doktor; “Efendim, tıb bilgimize göre, bu yemekler bu hastaya zehir gibi gelir ve öldürür.” diye arz etti. Bunun üzerine hastaya dönüp; “Bu yemeklerden yeyiniz. Sizin şifânız bunlardadır.” buyurdu. Hasta da tam bir iştah ile ve hocasının sözüne sığınarak o çeşit çeşit yemeklerden doyuncaya kadar yedi ve Allahü teâlânın izniyle hemen sıhhate kavuştu.
« ODUN KÂFİ GELMEDİ < --- Önceki yazı | | Sonraki yazı --- > MİSÂFİRE İKRÂM »