Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm
Bismi’llahi’r-rahmâni’r-rahîm
Bizleri yoktan var eden, varlıkta durduran ve muhtaç olduğumuz her türlü ni’meti lutfeden Allahü teâlâya hamd ü senâlar olsun.
“Âlemlere rahmet olarak” gönderilen “Seyyidü’l-kevneyn”, “Resûlü’s-sekaleyn”, “Hâtemü’l-Enbiyâ ve’r-Rusül” Hazret-i Muhammed Mustafâ’ya ve temiz Âline ve yüksek Eshâbına da salât ü selâm olsun.
Burada, Konya İmam-Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi mezûnu olup, ayrıca...
Devamı »
Âyet-i Kerîme Tefsîrleri
Önsöz
1- FÂTİHA SÛRESİ
MEÂL-İ ŞERÎFİ
“1-Bismi’llahi’r-rahmâni’r-rahîm: Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle (başlıyorum).
2-Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi (sâhibi, yetiştiricisi) Allah’a mahsûstur.
3-(O) Rahmân’dır, Rahîm’dir.
4-Dîn (cezâ ve mükâfât) gününün mâliki(sâhibi)dir.
5-(Ey Rabbimiz!) Ancak Sana ibâdet (kulluk) ederiz ve yalnız Sen’den inâyet (yardım) bekleriz (medet umarız).
6-Bize doğru yolu göster (bizi doğru yola ilet).
7-Kendilerine ni’met verdiğin,...
Devamı »
FÂTİHA SÛRESİ: 1. ÂYET
“Fâtiha-i şerîfe” bilindiği gibi “Besmele” ile başlamaktadır. İmâm-ı Şâfiî hazretleri “Bismillahir-rahmânir-rahîm” cümlesini, “Fâtiha sûresi”nin içinden bir âyet olarak kabûl etmiştir.
İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri ise “Besmele-i şerîfe”yi “Fâtiha”dan telakkî etmemiştir;
Hadd-i zâtında “Bismillahir-rahmânir-rahîm”in “Kur’ân-ı kerîm”den bir âyet olduğu konusunda tereddüt yoktur. “Neml sûresi”nde: “O mektûp Süleymân’dandır; Rahmân ve Rahîm...
Devamı »
FÂTİHA SÛRESİ: 2. ÂYET
“Fâtiha-i şerîfe sûresi”ne “Besmele” ile başlayan mü’min, Allah‘ın huzûrunda olsun, diğer zamanlarda olsun, bu “sûre-i celîle”yi okurken “Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi (sâhibi, yetiştiricisi) Allah’a mahsûstur; ” cümlesiyle başlamaktadır.
Cenâb-ı Hak, “Fâtiha” sûresini bu cümle ile açmaktadır. Yani “hamd, her türlü övgü, senâ, her türlü üstünlük izâfesi, Allah’a aittir, Allah’a mahsûstur.”...
Devamı »
FÂTİHA SÛRESİ: 3. ÂYET
Âlemlerin Rabbi olan Allah‘a mahsustur hamd. Allahü teâlâ’nın özelliğini, Cenâb-ı Hakk’ın önemli özelliğini vurgulamak maksadıyla Âyet-i kerîmenin devamında “Er-rahmânir-rahîm”, “Rahmân ve Rahîm olan Allah’a mahsustur” diyoruz. “Rahmân” ve “Rahîm”, rahmeti bütün mahlûkâtı, bütün mevcûdâtı kuşatmış olan Allah’ın, dünyâda iken hiç insanlar arasında tefrîk etmeden, kendisine itâat ve isyân eden herkese, nimetlerini hiç ayırım gözetmeksizin...
Devamı »
FÂTİHA SÛRESİ: 4. ÂYET
Sûrenin 3. âyet-i kerîmesinde dîn gününün sâhibi olduğu zikredilmektedir. Yanî Cenâb-ı Hak aslında her şeyin, dünyâda da, âhirette de gerçek manâda sâhibidir, ama dünyâda sâhiplik, başka varlıklarla karışmaktadır. İnsanlar âriyeten de olsa, emâneten de olsa, geçici ve muvakkaten de olsa, bu dünyâda bazı şeylere sâhip olduklarını zannetmektedirler.
“Mal sâhibi,...
Devamı »
FÂTİHA SÛRESİ: 5. ÂYET
Ondan sonra mü’min, “hamd”in manâsını bu şekilde detaylı olarak idrâk ile anladıktan sonradır ki, Cenâb-ı Hakk’ın kendisine öğretmesiyle bu özellikleri hâiz olan, bu sıfatlarla muttasıf olan Allahü teâlâ‘dan başkasına insan arz-ı ubûdiyet edemez, kulluk edemez. İnsan sâdece ve ancak bu özellikleri olan Allahü teâlâya kulluk manâsında, bu anlayış ve idrâkin getirdiği bu berrâk noktada...
Devamı »
